İslam tarihinin unutulmaz şahsiyetlerinden biri olan Abdullah bin Amr bin Haram (r.a.), Medineli Hazrec kabilesine mensup, sahabenin öncü simalarındandır. Hem Akabe Biatları’nda yer almış hem de Uhud Savaşı’nda şehit düşerek İslam uğruna canını vermiştir.
İslam’la Tanışması ve Biatları
Abdullah bin Amr, Yesrib’in İslam’la tanıştığı ilk anlarda daveti kabul edenlerdendi. İkinci Akabe Biatı’nda 73 erkekten biri olarak yer aldı. Hz. Peygamber’e (s.a.v.) hem itaat hem de Medine’ye davet hususunda söz verenler arasındaydı. Bu biat, İslam’ın Medine’de kökleşmesi açısından büyük öneme sahiptir.
Oğlunu İslam’a Kazandıran Baba
Abdullah bin Amr, aynı zamanda büyük sahabiCabir bin Abdullah’ın babasıdır. Oğluna İslam’ı öğretmiş, onu Resûlullah’ın (s.a.v.) terbiyesine yönlendirmiştir. Cabir, babasını hep iman, sadakat ve teslimiyet timsali olarak anmıştır.
Uhud Savaşı ve Şehadeti
Hicretin üçüncü yılında gerçekleşen Uhud Savaşı’na katılan Abdullah bin Amr, savaş öncesinde oğluna, “Ben bugün şehit olacağım, borçlarımı öde” diyerek veda etmiştir. Nitekim savaşın kızıştığı anlarda büyük bir kahramanlıkla çarpışmış ve şehit düşmüştür.
Rivayet edilir ki, Resûlullah (s.a.v.) onun için,
“Allah onun ruhunu cennette ağırladı ve onunla konuştu”
buyurmuştur. Bu söz, onun ne kadar yüksek bir mertebeye eriştiğini gösterir.
Kabri ve Ziyaret
Uhud Şehitliği’nde defnedilen Abdullah bin Amr (r.a.), Medine’ye umre veya hac için gelen ziyaretçilerin uğradığı kutsal mekanlardan birinde yatmaktadır. Onun kabri, Resûlullah’a olan bağlılığı ve İslam davasındaki fedakârlığıyla adeta bir iman nişanesidir.
Neden Bu Tanıtım?
Revan Tur olarak, sadece bir yolculuk değil; bir bilinç ve ruh yolculuğu vadediyoruz. Hac ve umre ziyaretlerinizde, sizlere sadece kutsal mekanları değil, bu mekanların ruhuna ilmek olmuş sahabileri de tanıtmayı önemsiyoruz.
Abdullah bin Amr bin Haram gibi sahabiler, bugün Mekke ve Medine yollarında yürürken sadece geçmişte yaşamış birer kişi değil, imanın yaşayan hatıralarıdır.